28 Aralık 2014 Pazar

Var Gibisin..

Var gibisin..
Gözlerimin önünde gözlerin..
Var gibisin..
Ellerim ısınıyor düşündükçe..
Var gibisin..
Gürültünün kuytusunda sesin..
Evet sen var gibisin..
Hasretin bir sahilde bulur beni..
Var gibisin..
Kaçsam saklansam yakalar beni..
Var gibisin..
Kendimle bu kaçıncı koyu sohbet..
Var gibisin..
Uzak dur nakaratlardan..
Var gibisin..
Yağıp durma bulutlardan..
Var gibisin..
Esme alnımın ortasına başım çatlıyor..
Var gibisin..
Galata'ya bakan bir çatıda..
Var gibisin..
Kız Kulesi'ni gören o bankta..
Var gibisin..
Vapurun peşindeki martılarda..
Var gibisin..
Yıkık dökük virane..
Var gibisin..
Boynu bükük harabe..
Var gibisin..
Ve deli ve divane..
Var gibisin..
Anlatamam dinlesen..
Var gibisin..
Beni sen ezberlesen..
Var gibisin..
Belki de hiç sevmesen..
Var gibisin..
Zehir gibi bir nefes..
Var gibisin..
Sessiz bir keşmekeş..
Var gibisin..
Ruhumda bir rayiha..
Var gibisin..
Yapışıp bir hayalin yakasına..
Var gibisin..
Uzun cümlelerde..
Var gibisin..
Kelimelerde..
Var gibisin..
Noktalar noktalar üç belki beş..
Var gibisin..
Keman belki..
Bir ney gibisin..
Nağmelerin efsunu..
Bir kısık ses gibisin..
Kız Kulesini gören bank..
Karanlıkta cenk gibisin..
Kes damarlarımı..
Candan kesilsin damarlar..
Kana bulansın ellerim..
Asma yüzünü..
Ben bilirim toprak ayazını..
Üşüme..
Uzun zamandır içilmeyen bir nargilede..
Sen..
Var gibisin..

22 Kasım 2014 Cumartesi

Çocuk...

Karanlığım kör eder gözlerini çocuk..
Bu yüzden güneşinden edemem seni..
Kal yanımda diyemem sana git diyemem..
Bu yüzden yollarından edemem seni çocuk..

Hüznüm prangalar gülüşünü çocuk..
Bu yüzden sevincinden edemem seni..
Benimle ağla diyemem sana gül diyemem..
Bu yüzden umudundan edemem seni çocuk..

Ellerinden tutacak biri varken gülme diyemem çocuk..
Sırf bu yüzden bile gülünür elbet..
Herkes tutmaz ellerini herkes tutamaz..
Bu yüzden ellerini hüzne bulayamam çocuk..

Elinin değdiğini çürütür zaman çocuk..
Çok vaktin olmadı bilemezsin..
Sana zamanı anlatamam senin gibi ağlayamam..
Bu yüzden masallarına uzanamam çocuk..

Senden benim gibi olmanı bekleyemem çocuk..
Kendine bir kuytu zifir bul diyemem..
Sıkılırsın cümlelerimden..
Sana eğlenceli şarkılar söyleyemem ..

Senden ölümü anlamanı bekleyemem çocuk..
Oyunların bir sonu var diyemem..
Sana bensiz kalacaksın diyemem..
Toprağın ayazından bahsedemem çocuk..

Ben kaybettim güzel dünleri çocuk..
Yarın da benimle kal diyemem..
Benimle sarhoş ol diyemem..
Hayat saklambaç oynamaz diyemem çocuk..

Uzak durabilir misin cümlelerimden çocuk..
Sana derdimi nakşedemem..
Ve sakın bakıp dalma gözlerime..
Sana güzel yarınlardan bahsedemem..

Sana eskiyi anlatamam çocuk..
Pantolonun dizlerini yırtma diyemem..
Sırtındaki havluyu çıkarma sakın..
Bi gün sırtından vuracaklar diyemem çocuk..

Sana terleyip üşütme diyemem çocuk..
Bisikletten düşme diyemem..
Sözlerime fazla aldırma duyma istersen..
Sesime alışma fazla kalamam çocuk..

Ahh çocuk güzel çocuk küçük ellerini tutamam..
Belki dokunamam yanaklarına..
Ve sana olacaklardan bahsedemem ..
Doya doya ağla çocuk sonradan zor olacak..
Çok zor olacak çocuk...

23 Ekim 2014 Perşembe

Bu Farklıydı..

Soğuk batıyordu göz bebeklerime..
Ve bu farklıydı üşümekten..
Gün batıyordu göğsüme göğsüme..
Her nefes ağırdı hepsi birer suçtu sanki..
Şöyle korkmadan düşüvermek vardı şimdi..

Yüreğin üstü duman dumandı..
Ve bu farklıydı ateşten..
Ne sabahtı ne de akşamdı..
Toprak alıyordu ellerimi avuçlarının arasına..
Şöyle korkmadan uzanmak vardı şimdi..

Olmayacak duamın aminiydi hıçkırıklar..
Ve bu farklıydı ağlamaktan..
Dağınıktı odam masada anılar..
Gece doluyordu açık pencereden..
Şöyle korkmadan geceye sarılmak vardı şimdi..

Özler beni hep özlerdi beni..
Ve bu farklıydı gel demekten..
Sessizlik tutsak etmişti elvedayı..
Nefesler giyinmiyordu cümleleri..
Şöyle yüreğinin ortasına gömülmek vardı şimdi..

Toplamıştı kelimelerini gidiyordu..
Hapsetmeyecekti artık onları cümlelere..
Ve bu farklıydı tüm susmalardan..
Kabuk tutmayacak bir yara..
Ve üstünde tuzlu yağmurlar..
Ve bu farklıydı acıyor sandıklarımdan..
Yıldırımlar aydınlatmıyordu geceyi..
Ve yangınımdan korkuyordu yağmur..
Bu farklıydı tüm ıslandıklarımdan..
Zamanın acımasız ellerinden kaçıp..
Toprağın narinliğinde saklanmak vardı şimdi..

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Olmadı ki..

Sığardı bir kaç dizeye mutluluğumuz..
Öyle efkarsız gülüşlerimiz olmadı ki..
Ve taşardı şehirden yalnızlığımız..
Öyle çok misafirimiz olmadı ki..

Geçtik ömrün sokaklarından caddelerinden..
Her adım aldı bişeyleri ellerimizden..
Ve öylece yağdı yağmur üstümüze..
Islandık..
Öyle sığınacak bir ağacımız olmadı ki..

Esen rüzgara geçmedi nazımız..
Efkârdan gayrı çalmadı sazımız..
Ve her nağme işledi gönlümüze..
Öyle neşeli şarkılarımız olmadı ki..

Hazanda yaprakları aratmadı bahtımız..
Baharda bir avuç topraktı tahtımız..
Ve severdik toprağı çok severdik..
Bizi ondan gayrı bağrına basan olmadı ki..

Geceyi süslemezdi yıldızlarımız..
Şehre gölge olmazdı bulutlarımız..
Ve sabahı oldurmaktan acizdi güneşimiz..
Öyle mas mavi gökyüzümüz olmadı ki..

Özledik ardını koca koca dağların..
Uzağında bahçelerin bağların..
Ve gidecektik günü geldiğinde sözdü..
Bizim sözümüzden döndüğümüz olmadı ki..

Şimdi matemi eser gönlümde gidişinin..
Hayretindeyim şehri ateşe verişinin..
Ve fırtınalar esiyor bakışlarımda..
Güneşi söndüreceğim avuçlarımda..
Sessiz bir Temmuz sabahında..
Ahh bu yaptığın hiç olmadı ki..
Beni dizlerimin üstünde bırakışın..
Ve su damlaları gibi saçılışın avuçlarımdan..
Hiç..
Hiç..
Olmadı..
Ki..

31 Temmuz 2014 Perşembe

Bir Nefesti..

Böyle mi gidecektin ömrümden?
Bir vedayı çok görüp de bana..
Ve bir gece yarısı damlayıp gözlerimden.
Usul usul başka bir limana..

Üstümü örteceğin saatler değil miydi?
Büzülürken ayazında gecenin..
Söylesene böyle gidilir miydi?
Hasretinde bir kaç hecenin..

Bir nefesi esirger miydim senden?
Nefeslerimde yazardı zaten ismin..
Kelama sığmazdın da taşardın tenden..
Sanki hala ellerimde ellerin..

Çöküp de üstüne dizlerimin..
Hayalinden kaçırıp bakışlarımı..
Dermanını aldın da ellerimin..
Öylece koklarken saçlarını..

Bir umut hala gelsen uyandırsan..
Beş dakka daha da uyumasam..
Karnım da ağırmaz kalkarım söz..
Âhiri yok hasretinde boğulmasam..

Bir nefesti işte sökemediğim göğsümden.
Üfleyemediğim dudaklarına bir nefesti..
Hepi topu bir nefesti yalnızlığım..
Yalnız kalışım işte öylece bir nefesti..

Ama böyle mi gidecektin?
Böyle mi gidilirdi??
Güneşi saran karanlığımda..
Dar gelen önlüğümün beyazında..
Böyle mi gidecektin bırakıp da beni??
Göğsüme dolan her nefesin ayazında..
Bir Temmuz sabahında..
Ellerimden düşürüp ellerini..
Bu şehrin çığlığında..
Güneşsiz sabahında..
Bir Temmuz'un..
Bir Temmuz'un..
Karanlığında..

10 Temmuz 2014 Perşembe

Peki ya neydi Aşk??

Peki ya neydi aşk??
Benim seni böyle güzel sevişim..
Baharları bırakıp yağmurlarına gelişim..
Belki de vazgeçişlerimdi vazgeçilemeyeceklerden..
Peki ya neydi aşk??
Damla damla yağan sağnak..
Bi hazan bulup ıslanmak..
Belki de ruhumu alıp saklanmaktı ruhuna..
Peki ya neydi aşk??
Güneşin şehre emanet ettiği sabah..
Bir annenin dizlerindeki ahh..
Belki de bir ömür yazmadıklarıydı şairin..
Peki ya neydi aşk??
Mağrur bir generalin ordusuna bakışları..
Zerafetinin ömrüme nakışları..
Belki de bir parça kağıt olmaktı alevlerin ortasında..
Peki ya neydi aşk??
Hadi bak gözlerimden taşsın..
Gül ki o sandal kıyıya yanaşsın..
Sen ki mührüsün ömrümün..
Yalan dünyadan bana tek kalansın..

15 Şubat 2014 Cumartesi

Bekle...

Elimde gitarım veda ederken bu şehre..
Dalgalar gibi usul usul sokul yanıma..
Belki uzağımdasın tüm yolların sonunda..
Bütün vedaların ötesinde beni bekle..

Bir an olsun yaslanmak bir duvara..
İhanettir emanetin yalnızlığa..
Ve bir an olsun bir ses işitsem..
İhanettir kulağımda çınlayan sessizliğine.
Yokluğuna sarıp da benliğimi..
Kayıpsam bu şehrin sokaklarında..
Çıkmaz bir sokakta beni bekle..

Gözlerimde izler mi İstanbul kendini?
Ya da ödünç verir mi bir kaç semtini?
Ve kaç vedaya sığar hasretin ?
Ya da kaç boşver saklar derdimi?
Sen soru sormadan beni bekle..

Bazen bu şehrin manzarasındasın..
Bazen çocukluğumun arka sokaklarında..
Ve bazen her kelime adın olur..
Bir şiirin tüm satırlarında..
Üşür de yanaşır ya sobaya çocuk..
Ellerimi uzatamasam da beni bekle..

Daha kuytu yer mi var İstanbul'dan..
İğne atsan yere düşmez yokluğundan..
Ve galiba her zerremin biraz da sen oluşundan..
Ben boğaza karşı ellerim cebimde üşürüm bazen..
Soğuğu mu seviyorum yoksa sen mi daha güzelsin..
Sen diye başlayan cümleler mi..
Hayallerime bulaşmış kelimeler mi..
Kelimelerden kaçan şiirler mi..
Ama sen herkesin baharı beklediği bir günde..
Yalnızca beni bekle..